Merin BŞB Baş Antrenörü Mete Babaoğlu, takımdan ayrılan Willie Solomon’un yaptığı açıklamalar hakkında Uğur Türker’e konuştu. Babaoğlu, Solomon’un gelişinden sakatlığına kadar tüm konulara açıklık getirdi.

Solomon transferindeki amacınız onun performansı ve katkısıyla örtüştü mü ?

Bizim kadro yapımızda Wright ve Sneed gibi tecrübeli uzunlarımızın yanında Holston ve Prince gibi kısa oyuncularımız vardı. Hazırlık maçlarından sonra zaman içerisinde 1ve2 numarada oynayabilecek skorer oyuncuya ihtiyacımız olduğunu düşündük. Bu doğrultuda daha önce Türkiye’de oynamış, kazanmayı iyi bilen Willie Solomon hamlesini yaptık. Etraftan spekülasyonlar olmasına rağmen kendi tecrübeme dayanarak karar verdik. Benim ligdeki 25. Senem ve her türlü oyuncu ile çalıştım, Solomon ile de çalışabileceğimiz düşündüm. Aslında sezon başında da bu transferi istemiştik ama parasal konularda anlaşamamıştık. 
Gelince etraflıca konuştuk; Solomon söyleşide dediği gibi “top elimde olsun, ben yaratayım , olmazsa başkasına vereyim” şeklinde bir basketbol anlayışının kalmadığını, takımların sahada 2 oyun kurucu ile kaldığını ve sahanın her yerinde P&R oyunlarının daha çok oynandığını anlattık.

Holston ile sahada kalacağını konuştunuz yani ?

Tabii ki bu konuları konuştuk; özellikle Hakan Köseoğlu ile beraber oynayacağını söyledik. Bunların hiçbirine hayır demedi. Zaten ilk maçlarında 30 dakikaya yakın oynadı. Bu ona olan güvenimi göstermeye yetiyor. Kaldı ki itirazı varsa ilk konuşmamızda söylemesi gerekiyor ama o tüm söylediklerimize tamam dedi. 

Solomon Mersin BŞB’den önce son maçını 22.02.2012’de Ukrayna’da oynayıp ciddi bir sakatlık geçirmişti. Sakatlığı tam olarak atlatmış mıydı?

Zaten en büyük sorun orada çıktı. Rutin sağlık kontolünden başarıyla geçti. Ukrayna’da arka adelesinde yırtığı olmuş ve bu iyileşmişti.  Fakat daha sonrasında Check-Up’ta çıkmayan bir sakatlık ortaya çıktı. İlk oynadığımız Gaziantep maçında sıkıntı olduğunu hissedince Kulup Doktoruz EMG ile tetkik yaptı. Bunun üzerine Ukrayna’da yaşadığı sakatlığa ek olarak kemiğindeki Sol Ayak Uyluk Kemiğindeki Adelesine giden sinirler zaman içinde atroşe olup kaybolduğu, sıfıra düştüğü ortaya çıktı. Bu adale ayakucunu yukarı kaldırmaya, dize doğru çekmeye yarar. Tıp dilindeki adı ise dropFoot (Düşük Ayak) dur. Koşmasını engellemiyor ama ayağını çekmesini engelliyor, sıçramasını engelliyor ama ayağı yerde. Öyle ki unuttuğu zaman ayağı yere takılıyor. Aklı sürekli ayağında kalıyor. Hemen tedaviye başladık. Onun davranışları, tedaviye ve antrenmanlara verdiği tepki bizi olumlu düşünmeye sevk etti ama ayağındaki bu sorun onun Oyun Kurucu oynamasını engelliyordu zaten. 

Sizin sonradan keşfettiğiniz sakatlığı kendisinin bilmeme ihtimali var mı? Çünkü dropFoot hastaları merdiven çıkarken bile zorlanılıyormuş.

Mümkün değil, gizlenen sakatlığı sonradan ortaya çıktı. Ayağınızın ucunu aşağı doğru sarkıtıp yürümeye çalışırsanız sakatlığın ne olduğunu anlarsınız. Biz onu Gaziantep maçının ikinci periyodunda Point Guard oynattım ve takım geri koşamadı. Fark bir anda 15lere fırladı

Solomon’un verdiği röportajda “Mersin’e gitmek vakit kaybıydı” dedi. Bunun hakkında ne söylemek istersiniz ?

Kamuoyuna hiçbir zaman oyuncum hakkında olumsuz şeyler söylemedim. Bu zamana kadar onlarca kez referans oldum, olumlu şeyler söyledim ama kötü asla konuşmadık. Sonuçta oyuncu sisteme uymaz, verim vermez yollarımı ayırırız. Bunlar basketbolda var. Benzer bir durum bizim de başımıza gelince yani uyum ve başarı olmayınca görevimizden sezon ortasında ayrılıyoruz. Dediğim gibi bunlar profesyonellikte var. Ama ayrıldıktan sonra “Oraya gelişim vakit kaybıydı” gibi kulübü düşük düşürücü davranışlara kimsenin girmeye hakkı yok. Biz onun sakatlığı hakkında bu kadar emek vermişken yaptıkları yakışmadı

Hocam, Solomon kariyerini Türkiye-İsrail-Ukrayna üçgeninde sürdürdü. Şu da bir gerçek bu liglerde tepedeki takımlar ile ligin kalanının arasındaki fark yüksek; çok yumuşak idman tadında oynanıyor bazı maçlar. Eğer büyük takımlarda oynuyorsanız işler daha kolay oluyor. Acaba gelirken  “Ben bu zamana kadar her ligi domine ettim, burada da topu bana verirler yine yaparım “ düşüncesi olmuş olabilir mi Solomon’da? Çünkü onun gittiği ve geldiği Türkiye Ligi biraz başka.

3-4 defa toplantı yaptık. İsteklerini sordum ve istediklerimi anlattım. Fakat o ısrarlar topun söyleşideki gibi topun onda olmasını istedi. Zaten sağlıklı Solomon olsaydı biz kontrolü ona verirdik ama biz anlatmamıza rağmen sürekli “iyiyim, oynarım” dedi. Öte yandan test sonuçları sıfır, ayağını çekemiyor. Savunmada 2-3 kayma yapamaz haldeydi. İki farklı Solomon var. Bizdeki sürekli tedavideydi. Biz hiç açığını ortaya atmadan koruyucu ve kollayıcı şekilde faydalanma yoluna gittik. Takıma zarar vermeye başladığında ise gönderdik; toplantı yaptım kendisiyle ve çalışmayacağımızı bildirdim. 

Daha önce kulağımıza gelen özel hayatı ile ilgili sıkıntıları olduğu yönünde dedikodular vardı?

İlk geldiğinde birkaç kez uyarıda bulunduk ve o konuda bize fazla sıkıntı yaşatmadı. Çünkü ayağının durumunu biliyordu ve yeniden önemli yerlere dönmesi için çalışması gerektiğini biliyordu ve profesyonelce davrandı.

Röportaj’da Mersin’e geldiği dönem hakkında Beşiktaş söylentisinden bahsediliyor?

Doğruları yansıtan bir söylem değil. Ben Erman Kunter’e Solomon ile iligilenip ilgilenmediklerini sordum, kendisi “kesinlikle ilgimiz olmadı” dedi. Erman Kunter benim otuz yıllık dostum. Biz bu konuları yerel ve uluslarası anlamda sürekli konuşuruz

Toparlarsak; Solomon profesyonel geldi, profesyonelce davrandı ama profesyonel gibi gitmedi ?

2 Kez göndermeye çalıştık ama şartlar uymadı. Sonuçta karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırdık. Mersin BŞB Solomon’a karşı sezon sonuna kadar olan tüm vecibelerini yerine getirdi. Kendisinin 1 Dolar alacağı yok. Fakat Solomon’un giderken kulüp hakkında yaptıkları ve açıklamaları açıklamaları şık olmadı bize söz hakkı doğurdu. İsteyen herkesle sakatlık hakkında gerekli bilgileri de paylaşabiliriz

Kaynak ve Röportajın İngilizcesi için eurobasket.com

PAYLAŞ     
POPÜLER HABERLER